Ana Menü
Ziyaretçi Defteri

feyzanur (0) - 21.08.2017 12:00:00

Sitenizin tasarımı gerçekten çok güzel olmuş. Emeği gecen herkese teşekkürler. kolay tatlı tarifleri

Hasan (İstanbul) - 02.01.2017 12:00:00

best bina yönetim hizmetleri olarak başarılarınızın devamını dileriz. harika bir dernek. http://bestbinayonetim.com

Ramazan (istanbul) - 13.4.2013 00:00:00

Site cok guzel olmus elinize saglik..ancak site aktivasyon hizi yavas:) biraz daha hizli olur insallah..

Cemil ÇELEBİ (İzmir) - 1.2.2013 00:00:00

Siteniz harika! Beni yıllar öncesine götürdü çok mutlu oldum.Hepinizi kucaklıyorum.

Mustafa YÜCEL (İST.) - 18.12.2012 00:00:00

Site içerik olarak ve resimlerle çok güzel olmuş. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Sevgili Ercan kardeştende daha fazla resim bekliyoruz.Selamlar.

ercan su (istabul) - 11.12.2012 00:00:00

site geniş içeriği ve hızlı dolaşım olarak çok güzel...bilgi yukleme ve hızlıhaber paylaşım olarak çok yavaş..site yöneticisi bu konu da daha hızlı ve etkin olmalı..başarılar...

ömergüzel (istanbul) - 9.12.2012 00:00:00

arkadaşlar yeni web sitemiz çok güzel olmuş emegi geçenlere teşekkürler.

mustafa çalışkan (ist.) - 7.12.2012 00:00:00

yeni web sitemizin tüm hassalılara hayırlı olmasını diliyorum inşallah ister istanbul olsun ister hatay olsun yada dünyada yaşayan tüm hassalı hemşehrilerimizin derneğimiz web sitesinde güzel paylaşımlar yazılar paylaşması açısından güzel olacaktır.çeşitli yerlerde yaşayan hassalıların birbirinden haberdar olabilmesi için güzel bir iletişim aracı olacaktır buna yürekten inanıyorum.yeni websitesinin kurulumunda emeği geçen başta başkan olmak üzere tüm yönetim kurulunu tebrik eder çalışmalarında başarılar dilerim

Sen de Yaz
Anket
Web Sitemizi Beğendiniz mi ?


E-Bülten
Sayac



İstatistikler Yükleniyor ..!

Evlerimizdeki Tehlike!

Evlerimizdeki Tehlike!
Televizyonun renkli ve akıcı görüntüleri ile bebeklikten itibaren çocukların ilgisini çektiği belirtiliyor.

Bebeğin anne-babanın kucaklamasına, oynamasına, çıkardığı seslere tepki vermesine gerek duyduğunu dile getiren Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden Psikolog Hilal Arslan, “Böyle bir bebek televizyon karşısına bırakıldığında çıkardığı sesler ve gülümsemeleri için beklediği tepkiyi televizyondan alamayacağından duygusal uyarıcılardan yoksun kalmış olur. Televizyon nedeniyle bebeğin duygusal uyarıcılardan yoksun kalması ve anne-baba ile çocuk arasındaki etkileşimin azalması bebekte hem sosyal hem de dil gelişiminde gecikme ya da yetersizlikler görülmesine neden olabilir.” dedi.

Televizyonun en çok etkilediği bir diğer grubun ise okul öncesi çocuklar olduğunu aktaran Arslan, şunları ifade etti:

“Okul öncesi dönem, çocukların hayal dünyasının en zengin olduğu dönemdir. Yani çocuklar masallarda anlatılan gerçeküstü olayların gerçekleşebileceğini düşünürler. Kurabiye yiyerek büyüyen ve iksir içerek küçülen Alice’e, gece olunca kabağa dönüşen arabaya, dilekleri gerçek yapan lamba cinine ya da izlediği filmdeki canavarın gece onun yatağının altında saklanabileceğine inanırlar. Çünkü bu dönemdeki çocuk için olmaz diye bir şey yoktur. Bu çocuklar izlediklerinin kurgudan ibaret olduğunu anlayamazlar. Bu sebeple televizyonun bu yaştaki çocuklar üzerinde daha derin ve kalıcı etkileri olabilmektedir. Henüz bilişsel gelişimini tamamlamamış, gerçeklik ile hayali birbirinden ayıramayacak yaşta olan bu çocukların çizgi filmden dahi olumsuz etkilenebildiği bir gerçek. Geçmiş dönem haberlerini hatırlayacak olursak Pokemon gibi uçacağını, örümcek adam gibi tırmanacağını zannedip kendini boşluğa bırakan çocukların sayısı oldukça fazlaydı. Bunların hepsi, o yaştaki çocuklarda gerçeği değerlendirme süreçlerinin henüz tam gelişmemesinden kaynaklanır.”

Psikolog Arslan, çok uzun süreli televizyon alışkanlığı olan çocuk, ergen veya yetişkinlerde sanal ve reel dünya ayrımının ortadan kaybolduğu, sanal alemin kişinin günlük yaşantısında daha çok yer kapladığını vurgulayarak, “Benzer programları izlemeyenlerin anlamayacağı türden konuşmalar yapan bu kişiler kendileri gibi teknolojiyle yakından ilgili kişileri tercih etmekte sosyal çevresini giderek daraltmaktadır. Sosyal öğrenme çocukların bilgiyi yaşayarak, deneyimleyerek öğrenmesi demektir. Ancak teknolojik aletlerin tümünde olduğu gibi televizyon da çocukların sosyalleşmesine ket vurmakta ve kişinin yaşam içerisinde öğrenebileceği bilgilere sahip olmasına engel olmaktadır. Araştırmalar bu dönemde televizyon karşısında fazla vakit geçiren çocukların hayal gücünün sınırlı, yaratıcılığının düşük, sözcük dağarcığının kısıtlı, daha pasif ve edilgen, toplumsal muhakeme ve yargılama yeteneğinin zayıf, oyun kurabilme ve problem çözebilme kapasitelerinin ise daha düşük olduğunu göstermektedir.” dedi.

Arslan, ailelere televizyon konusunda nasıl yaklaşımlarda bulunmaları gerektiğiyle ilgili şu önerilerde bulundu:

• Erken yaştaki çocukların televizyon izlemesinin ebeveyn tarafından denetlenmesi ve “seçici” olmayı öğretmesi çocuğu koruma adına yapılması gereken ilk şeydir.
• İkinci adım ise çocukları bir faaliyete yönlendirmektir. Çünkü çocuklar istenmeyen davranış yerine alternatifi gösterilmedikçe o davranıştan vazgeçmezler. 
• Çocuklar kitap okuma, bulmaca çözme, satranç, müzik aleti ile ilgilenme, resim yapma ya da spor dallarından birine yönlendirilebilir, seçilen her farklı aktivite ile zihnin farklı bir alanını çalıştırarak kişinin farklı bir yönünü geliştirmesi sağlanabilir.


Başkanımızın Mesajı...

Üye Girişi
Facebook
Green Duck Müjde Simit Sarayı Hatay Et Lokantası Metin İş

YukariCik